Reklam
Tarih : 2026-02-12 15:14:18

Erdoğan: Uluslararası siyasette bir Türkiye rüzgarı esiyor

Erdoğan'n konuşmasında satır başları şu şekilde:

''AK Parti olarak kadrolarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Partimize yönelik gerçekten büyük bir teveccüh söz konusu. Geçen ay grup toplantımızda üç yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. Dört ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha “Hoş geldiniz” diyorum.

Muhalefetin şiddet, hakaret ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz ve Cumhur İttifakı’mız çekim merkezi olmayı sürdürüyor. Şu bir gerçek ki AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin ve milletimizin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı güçlü; 86 milyonun her bir ferdi güvendedir, Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır.

Bakın, bunu öyle laf olsun diye asla söylemiyorum. Aksine burada çok yalın bir gerçeği ifade ediyorum. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz. Unutmayın, ezberler bozuluyor, kurumlar irtifa kaybediyor, mevcut düzen temelden çatırdıyor; yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor.

Şurası tartışmasız bir hakikattir: Belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır. Son on yılındaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin; neler yaşadığımızı, nelerle mücadele ettiğimizi lütfen şöyle bir hatırlayın. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın başka herhangi bir devletinin başına gelse yerle yeksan olacağı nice krizi biz başarıyla yönettik. Doğal afetlerinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden anamızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı hâline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik.

Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken, biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye, gündemi belirlenen ülke değil; gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenab-ı Allah’a ne kadar hamd etsek azdır. Tam da aziz milletimizin bizden beklediği şekilde, tam da şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz.

Şunun da sizinle birlikte 86 milyonun bilmesini istiyorum: Henüz yeni başladık. Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız. Ayyıldızlı bayrağımız daha gururla dalgalanacak, yönünü ülkemize dönmüş kardeşlerimiz daha huzurlu olacak. Büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak sesleri daha fazla duyulacak. Kızılelmamız olan Türkiye Yüzyılı hedefini fiile geçirene kadar durmadan, duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim, bütün bunları sizlerle birlikte başaracağız. Beraber yol yürümekten daima onur duyduğum siz kıymetli kardeşlerime şu hususu önemle hatırlatmak istiyorum. Ekranları başında şu an bizleri takip eden tüm yol ve dava arkadaşlarımın da burayı çok iyi dinlemesini rica ediyorum. AK Parti olarak biz bir kadro hareketiyiz, bir dava hareketiyiz. Kökü mazide, gözü atide olan kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir.

Dolayısıyla il başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin değerini kimse azaltamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele, verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele, milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir.

Mesele; aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele; tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkâr olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönem çalışması istiyor, bunu sizden bekliyor, sizlere sonsuz güveniyorum.

Değerli yol ve dava arkadaşlarım, gelecek hafta bugün 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif ile müşerref olacağız. Hazır mısınız? Öncelikle her birinizin, sizlerin şahsında tüm vatandaşlarımızın Ramazan-ı Şerif’ini şimdiden tebrik ediyorum. Ramazan-ı Şerif’in sizler için, aileleriniz ve sevdikleriniz için, milletimiz ve insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile hep birlikte inşallah müşerref olacağız.

Yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan mübarek Ramazan’ı her yıl olduğu gibi bu sene de dolu dolu geçirmek niyetindeyiz. Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, kadın ve gençlik kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladı. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık gelenek hâline dönüşen “iftara beş kala” ve “sahura beş kala” çalışmalarımıza bu yıl da devam ediyoruz.

Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız da farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek; yoksulların kapısını çalacak, gariplerin elinden tutacak, yetimin, öksüzün gözyaşını silecek.

Ülkemiz içinde bunları yaparken yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve kardeşlerimizi de elbette ihmal etmeyeceğiz. Avrupalı Türklerle bir araya geleceğimiz iftar programları düzenleyeceğiz. Gazzeli ve Suriyeli mazlumları bu Ramazan’da da unutmayacağız. Yani içeride ve dışarıda tam bir seferberlik ruhuyla Ramazan-ı Şerif’i en verimli şekilde idrak ve ihya edeceğiz.

Bilhassa belediye başkanlarımızdan çok büyük bir gayret bekliyorum. Havalar soğuk, kış mevsiminin tam ortasındayız. Sizler de görev yaptığınız illerin, şehirlerin durumundasınız. Ramazan-ı Şerif’te penceresi kaynamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa bunun vebali önce bizlerin üzerindedir. Bunu bileceğiz. Allah korusun, hiçbirimiz ne bu dünyada ne de yarın Hakk’ın divanında bunun hesabını veremeyiz.

Unutmayın Hazreti Ömer’in kapıları nasıl çaldığını, içeriden ağlayan bir ses var mı yok mu diye nasıl dinlediğini. Biz de o ümmetin bir mensubu olarak bu konularda çok hassas olmaya mecburuz. Onun için sizlerden o evleri mutlaka bulmanızı istiyorum. Birinci derecede belediye başkanlarımıza sesleniyorum; o evleri bulmanız lazım. Teşkilat mensuplarımıza sesleniyorum; ana kademe, kadın kolları, gençler, sizlere sesleniyorum: Yoksul mahallelerin sessiz sakinlerini ziyaret etmenizi, benim selamımı götürerek her bir kardeşimle yakından ilgilenmenizi, onlarla hemhâl olmanızı özellikle rica ediyorum.

6 Şubat depremlerinin izlerini üç yıl gibi kısa bir sürede büyük bir dayanışmayla hamdolsun silmeyi başardık. 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla takdim ettik. Dün de afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık.

Öncesinde ana muhalefet partisi “boş senet imzalatıyorlar” gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. “Faizle afet konutu satıyorlar” diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları hâlde çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar.

Bakın, şurası çok enteresan: 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece sekiz çivi temin etmiş, fakat bu sekiz çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemiştir. Aradan 87 yıl geçti; Türkiye değişti, gelişti, güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün sekiz çiviyi başarı gören zihniyet, bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşlarıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikaplarla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş; hala ortada doğru düzgün eserleri yok.

Aslında 455 bin konuta kara çalarken çöp konteynerleriyle övünmelerini bir yere kadar anlayışla karşılar, “çapları bu kadarmış” der geçeriz ama bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar.

Kendilerini devletin yegâne sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Biz sizin cemaziyel evvelinizi çok iyi biliriz. Ben belediye başkanlığından geliyorum. İstanbul’u çöp, çukur, çamur hâlinde devraldık. 140 kilometre öteden, Istranca Dağları’ndan İstanbul’a suyu elhamdülillah biz getirdik.

İnanıyorum ki izlediniz; Meclis’teki faşizan ve kibirli zihniyete hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne de gücünüz yetmez.

Özgür, anayasal haklar kullanıldı mı? Kullanıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. O faşist anlayıştan vazgeçemezler.

Bu kendini bilmezlere sormak lazım: Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz Gazi Meclis’e milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce Meclis’e taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyorsunuz, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz?

Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, Meclis’in itibarına zarar veren, aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını kınıyor ve reddediyoruz. Bu tür mütecaviz eylemler karşısında dimdik duracağımızın bilinmesini istiyorum. Bunu yaparken de kavga ve kaosa nezaketimizle, asaletimizle, bilgi ve birikimimizle farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz.

Deprem konutları meselesinde günlerdir kendi uydurdukları yalanları köpürttüler. Peki sonuçta ne oldu? Yalancının mumu yatsıya kadar yandı. Gizlemeye çalıştıkları hakikatler tek tek gün yüzüne çıktı. Dün açıkladık: Ne faiz söz konusu ne de vatandaşımızı mağdur ediyoruz. İnşa edilen tüm konutların altyapı bedellerini devletimiz ödüyor. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Altyapıyı da dahil edince konut fiyatlarının yüzde 65’ini devlet karşılıyor.

İki sene hiçbir ödeme almayacağız. Dahası, ödemeler 18 yıl boyunca aynı fiyattan yapılacak. 3+1 konutlarımız için aylık taksit tutarımız 8 bin 750 TL’dir. Bu fiyat değişmeyecek, 18 yıl boyunca sabit kalacak. Peşin ödemek isteyen kardeşlerimiz 484 bin TL’den, neredeyse dörtte bir fiyatına evini satın alabilecek. 2+1 evlerimizde de şartlar aynı; 18 yıl boyunca 8 bin TL sabit taksitle ödemeler yapılabilecek. Peşin ödemek isteyen olursa da 448 bin TL’den alabilecek.

Kimseyi mağdur etmeden, kimseyi sıkıntıya düşürmeden devlet olarak hak sahiplerine konutlarını teslim ediyoruz. Tekrar hayırlı, uğurlu olsun diyorum.

Bu vesileyle deprem bölgesinde devletimizin kurumlarıyla omuz omuza adeta destan yazan AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’mızın belediyelerini canıgönülden tebrik ediyorum. Altyapı, üstyapı ve restorasyon çalışmalarıyla birlikte atık su ve içme suyu isale hatlarının yapım ve onarımına kadar her alanda belediyelerimiz canla başla çalıştılar. Depremzede kardeşlerimizi yalnız bırakmadılar.

Bizleri deprem bölgesindeki kardeşlerimize karşı mahcup etmediğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerden razı olsun, inşallah hayra tebdil eylesin.

Sözlerime burada son verirken Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun.''

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 kayserihaberci.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.